Bu site HAYRETTİN GÜMÜŞEL'in "Beklenen Mehdi" isimli eseri kaynak alınarak hazırlanmıştır.

 


Hazreti Mehdi, Ahir zamanda gönderileceği Peygamber Efendimiz tarafından müjdelenmiş olan, Müslümanları zulüm ve sıkıntı ortamından kurtaracak, yeryüzündeki fitneleri ortadan kaldıracak, tüm dünyaya barış, adalet, bolluk, huzur, mutluluk ve refah getirecek kutlu bir şahıstır. Peygamberimiz'den aktarılan sahih rivayetlere göre Hz. Mehdi, çeşitli hurafelerle, batıl inanç ve uygulamalarla aslından uzaklaştırılmış olan dini özüne döndürecek, Hz. İsa ile buluşacak, Allah'ın izniyle yegane hak din olan İslam'ı yeryüzüne yerleşik kılacaktır.


MAKALE: AHİR ZAMANA YÖNELİK İŞARETLER >>>
MAKALE: MEHDİ VE RESUL FARKLILIĞI >>>

Ana Sayfa - Site Hakkında
E-Posta: bilgi@beklenenmehdi.com

 

HAZRETİ MEHDİ (A.S.) İLE İLGİLİ YENİ BİLGİLER >>>

Hz.Mehdi hakkında geniş açıklama >>
Hz. Mehdi'nin çıkış alametler >>
Hz. Mehdi'nin çeşitli özellikleri >>
Said Nursi'nin Hz.Mehdi ile ilgili açıklamaları >>

 

- 1 -

MEHDİ'NİN SON ÇIKIŞ ALAMETİ

Mehdi hapsedilecek ve bu sebeple insanların gözünden uzun bir süre kaybolacaktır. Bu onun çıkışındaki EN BÜYÜK ve SON alamet olacaktır.


Ebi Abdullah Hüseyin bin Ali'den rivayet edildi:
MEHDİ 2 KEZ İNSANLARIN GÖZÜNDEN KAYBOLACAKTIR.
Bir seferinde o kadar uzun bir zaman görülmeyecek ki, kimisi onun öldüğünü, kimisi de bırakıp gittiğini zannedecek...


Bu hadis, Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman isimli kitabın Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunan el yazılı bir nüshasında mevcuttur. 

Bu hadis ile, Mehdi'nin 2 kez insanlardan ayrı kalacağı bildirilmiştir. Yani insanların gözünden uzak bir konumda olacaktır. Bu kaybolmaların birincisi kısa, ikincisi ise daha uzun olacaktır.


AL-İ MUHAMMED'İN KAİM'İNİN (HZ. MEHDİ'NİN) İKİ GAYBETİ (HAPİS DÖNEMİ) VARDIR. BİRİSİ DİĞERİNDEN DAHA UZUNDUR...
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 199)



"Bu kıyamın sahibinin (Hz. Mehdinin) iki gaybeti vardır. BİR GAYBETİ (hapiste kaldığı dönem) O KADAR UZAYACAK Kİ şöyle diyecekler: Öldü. Bazıları diyecek ki: Öldürüldü. Bazıları diyecek ki: Gitti...
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 198)

Mehdi'nin gaybetleri muhteliftir. İlk gaybetinde insanlara zaman zaman görünecek, zaman zaman kaybolacak, birinci gaybeti böyle devam edecektir. Muhtemelen bu çeşitli tutukluluk halleri şeklinde olacaktır. İkinci gaybeti ise uzunca ve kesintisiz olacaktır. Bu da uzun bir mahkumiyete ve sürgüne işaret etmektedir.


"Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır Aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum: "Bu GAYBETİN (Mehdi'nin) sahibinde dört peygamberin sünneti vardır:... Dedim ki: "Hz. Yusuf'un sünneti nedir?" Buyurdu ki: "Zindan ve gaybet."...
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 190)

Bu rivayette mahkumiyete açıkça işaret edilmektedir.


Benim Ehl-i Beytim (Peygamber Efendimiz (sav)'in Hz. Mehdi dahil tüm torunları) muhakkak benden sonra bela, kaçırılma ve SÜRGÜNE uğrayacaktır
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 14) (Kütüb-ü Sitte Muhtasarı, c.17, s. 556)

Bu rivayette de açıkça sürgüne işaret edilmektedir.

Allah bir ayetinde bu durumu şöyle bildirir:

Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya SÜRGÜN ETMEK amacıyla, tuzak kuruyorlardı... (Enfal Suresi, 30)

Ahir zamanda İslam ahlakının insanlar arasında yaygınlaşması için mücadele eden Mehdi'nin, böyle bir görev üstlenmişken kendi isteğiyle insanlardan ayrılmayacağı açıktır. Dolayısıyla Mehdi'nin insanlardan uzak kalmasının, kendi iradesi dışında zorla hapsedilmesiyle gerçekleşeceği anlaşılmaktadır.

Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi'ye bu yüzden "GAİB", yani "kaybolan, hapsedilen, hapsedilmek suretiyle insanların gözünden kaybolan" demiştir. Bu yüzden Hz. Mehdi'nin lakabı ve isimlerinden biri "GAİB" dir.

Kuran'daki Yusuf Suresi'nde de Hz. Mehdi'nin bu kayboluşuna işaret edilmektedir. Yusuf aleyhisselam da Mehdi gibi, biri kısa diğeri uzun süre iki defa insanların gözünden kaybolmuştur. Birincide, Yusuf (a.s.) kuyuya bırakılmış, kısa bir süre sonra oradan geçen kafile onu oradan çıkarmış, ikincide ise haksız yere zindana atılmış, uzun bir müddet orada kalmıştır. Fakat sonradan masumluğu anlaşılarak, zindandan da çıkartılmıştır.

Nitekim onu götürdükleri ve kuyunun derinliklerine atmaya topluca davrandıkları zaman, Biz ona (şöyle) vahyettik: "Andolsun, sen onlara kendileri, farkında değilken bu yaptıklarını haber vereceksin."
(Yusuf Suresi, 15)

Sonra onlarda (Yusuf'un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, MUTLAKA ONU BELLİ BİR VAKTE KADAR ZİNDANA ATMAK (GÖRÜŞÜ) AĞIR BASTI. (Yusuf Suresi, 35)



... Belalar çoğalacak, halkı öyle ölüm ve katliamlar saracak ki Allah'ın ve Resulullah'ın haremine sığınacaklar. İşte sadece o zamanda (Hz. Mehdi) zuhur edecektir.

(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 199)

 


- 2 -

MEHDİ'NİN KAYBOLUŞUNDA (HAPİS DÖNEMİNDE) İNSANLARIN DURUMU

Hadislerde Hz. Mehdi'nin ikinci kayboluşu (hapis dönemi) sırasında İslam toplumunun içinde bulunacağı durum detaylı olarak tarif edilmektedir. Bu dönemde Müslümanlar çok büyük zorluklarla karşılaşacak; saldırılar, katliamlar ve belalar insanların İslam ahlakına yönelmelerine vesile olacaktır.


... Belalar çoğalacak, halkı öyle ölüm ve katliamlar saracak ki Allah'ın ve Resulullah'ın haremine sığınacaklar. İşte sadece o zamanda (Hz. Mehdi) zuhur edecektir.

(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 199)

 


Bir diğer hadiste ise Hz. Mehdi'nin ikinci kayboluşu sırasında Müslümanların çok büyük zorluklarla karşılaşacakları, ancak tüm bu zorluklara rağmen, dinlerini büyük bir şevk ve coşkuyla yaşayacakları, hiçbir zorluğun onları dinlerini yaşamaktan alıkoymayacağına işaret edilmektedir:


"Bu işin sahibi (Hz. Mehdi) gaybete (hapis dönemi) çekilecektir. O zamanda dine sarılmak isteyen, tıpkı elindeki dikenli dalı dikenlerine aldırış etmeden eliyle onu çekerek koparmak isteyen gibidir."

(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 196)

Hz. Mehdi'nin gaybet (hapis) döneminde insanların bu mübarek şahsın ilminden, imanından ve tebliğinden istifade etmeye devam edeceklerine hadiste şu şekilde dikkat çekilmektedir:


Hz. Peygamber Efendimiz'e (sav) "Gaybet (hapis) döneminde Hz. Mehdi'nin varlığının ne gibi faydası olacaktır" şeklinde yöneltilen bir soruya şöyle cevap verdiler:
"Beni peygamber olarak gönderen Allah'a andolsun ki, İNSANLAR GAYBET (HAPİS) DÖNEMİNDE, BULUTLARIN ARKASINDA KALAN GÜNEŞTEN FAYDALANDIKLARI GİBİ ONDAN FAYDALANIRLAR." ."

(İhticac, s.263; Biharu"l-Envar, c.52, s.92.)

 


- 3 -

MEHDİ'NİN KAYBOLUŞUNDA (HAPİS DÖNEMİNDE) TALEBELERİNİN DURUMU

Hadislerde Hz. Mehdi'nin ikinci kez kayboluşu (hapis dönemi) boyunca bu kutlu şahsın talebelerinin karşılaşacağı zorluklardan da bahsedilmektedir. Bu dönemde kalplerinde hastalık olanlar, zayıf imana sahip olanlar, imansız olanlar ortaya çıkacak, bu temiz topluluktan ayrılacaklardır. Tarih boyunca iman zaafı içinde olan kişiler her zaman için bu gibi zorluk anlarında ortaya çıkmışlar ve mümin topluluklarını bırakarak kaçmışlardır. Söz konusu aşağılık kişilikteki insanlar demirden pasın yokolması gibi Hz. Mehdi'nin topluluğunu da temizlerler. Bu konuyla ilgili hadislerden bazıları şu şekildedir:


"... Onun (Hz. Mehdi'nin) gaybet dönemi (hapis dönemi) olacaktır. Bu dönemde ümmetten birçoğu dalâlete düşecektir (hak yoldan sapacaktır)..." 
(Uyun'ül-Ahbar, c. 1, s. 287; Bihar'ul-Envar, c. 51, s. 72)



 "Onun (Hz. Mehdi'nin) uzun bir gaybeti (hapis dönemi) olacaktır ki, bir takım insanlar bu dönemde imanlarını kaybedecek...
(Kifayet'ül Eser, İlzam-ün Nasib, c.1, s. 98)

Allah Kuran'da münafıkların ve kalplerinde hastalık bulunanların durumunu şöyle bildirir:

Hani onlar, size hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi; gözler kaymış, yürekler hançereye gelip dayanmıştı ve siz Allah hakkında  (birtakım) zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada, iman edenler, sınanmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı. Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: "Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi" diyorlardı. (Ahzap Suresi, 10-12)

İnsanlardan öyleleri vardır ki: "Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik" derler; oysa inanmış değillerdir. (Sözde) Allah'ı  ve iman edenleri aldatırlar. Oysa onlar, yalnızca kendilerini aldatıyorlarlar ve şuurunda değiller. Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azab vardır.
(Bakara Suresi, 8-10)

Kalplerinde hastalık olanlar Hz. Mehdi'nin temiz cemaatinin içinden ayrılırken, Hz. Mehdi'nin sadık talebelerinin imanları daha da güçlenecek, sadakatle Allah'ın dinine daha da sarılacaklardır.


(Hz. Mehdi'nin) Bir gaybeti (hapiste kaldığı dönem) o kadar uzayacak ki şöyle diyecekler: "Öldü." Bazıları diyecek ki: "Öldürüldü." Bazıları diyecek ki: "Gitti." Onun (Hz. Mehdi'nin) EMRİNİ KABULLENEN ASHABINDAN (talebelerinden) ÇOK AZI GERİDE (SAĞLAM) KALACAKTIR.
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 198)



"Onun (Hz. Mehdi'nin) uzun bir gaybeti (hapis dönemi) olacaktır ki, birtakım insanlar bu dönemde imanlarını kaybedecek... DİĞER BİR GRUBU İSE (TALEBELERİ) İMANLARINI KORUYACAKLARDIR..."
(Kifayet'ül Eser, İlzam-ün Nasib, c.1, s. 98)


HZ. MEHDİ'NİN TALEBELERİNİN BAZI ÖZELLİKLERİ:

ALLAH'IN HAS KULLARIDIR.
(Kıyamet Alametleri)

Onların kalbleri demir gibidir ve onlar gündüz aslan gece de abiddirler.
(Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, 57)

Muhakkak ki onlar hidayet sancaklarıdır. 
(Ramuz el-Ehadis, 1/153)

Allah yolunda hiçbir  kınayanın kınamasından korkmayan seçkin müslümanlardır.
(Sünen-i Ibni Mace, 10/259)

(Mehdi'nin) dostları yiğit, şecaatli, salih, imanlı kişilerdir, ona itaatte gayretlidirler. Nereye ve hangi işe yönelseler mutlaka zafere ulaşırlar... (Bihar'ul-Envar, c.52, s.279 ve c.53, s.12 İkmal'ud- Din, c.2, s.367)

MEHDİ'NİN TALEBELERİ SAYICA AZ, ANCAK MANEN BİR ORDU KADAR KUVVETLİ OLACAKLARDIR


Bu (Mehdi'nin) vazife(si)nin istinad ettiği (dayandığı) kuvvet ve manevi ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd (dayanışma) sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir (öğrencilerdir). Ne kadar da az da olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar. (Emirdağ Lahikası, 259)

Bediüzaman Said Nursi, Mehdi'nin talebelerinin sayılarının az olacağını ancak bu kişilerin her birinin manen çok güçlü olacaklarını belirtmiştir. Peygamberimiz (sav) de hadislerinde Mehdi cemaatinin bu önemli özelliğini şöyle haber vermiştir:


Sayıları Bedir Ashabı (313) kadardır. Evvelkiler onları geçmediği gibi, sonrakiler de onlara yetişemezler. Onların sayıları Talud ile nehri geçenler kadardır. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-i Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57)

Bedir savaşındaki askerler gibi 313 kişinin kumandasını elinde tutarak etrafa meydan okuyacak. Çünkü bu 313 kişi gece abid (çok ibadet eden kimse) gündüz kahraman niteliğini taşımaktadırlar. (Kıyamet Alametleri, s. 169)

Aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişilik bir grup oluştururlar. Onlar her zalime galip gelirler. Onların kalpleri demir gibidir ve onlar gündüz arslan, gece de abiddirler. Ne evvelkiler, ne de sonrakiler fedakarlıkta onlara yetişemez. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57-68)

Hz. Mehdi'ye aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişi biat edecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 25)

 

Hadislerde Mehdi'nin talebeleri "onların kalpleri demir gibidir ve onlar gündüz aslan gece abid (kul, köle gibi ibadet eden kimseler) gibidirlerler", "kahraman niteliği taşımaktadırlar" ve "onlar her zalime galip gelirler" sözleriyle tanımlanmışlardır. Bu durum, onların Allah (cc)'a çok bağlı, samimi iman sahibi kimseler olmalarından kaynaklanmaktadır. BU GÜÇLÜ İMANLARINDAN DOLAYI MEHDİ'YE DE SARSILMAZ BİR SADAKATLE BAĞLANMIŞLARDIR. BU KUVVETLİ İMAN VE SADAKAT DE ONLARI İNŞAALLAH "MANEN BİR ORDU KADAR KUVVETLİ" HALE GETİRMEKTEDİR.

 


Onun (Mehdi'nin) gaybete çekildiği (hapsedildiği) dönemde bazı kavimler mürtet olacak (dinlerinden dönecek), bazıları ise dine bağlı kalacaktır; onlara eziyetler olacak ve onlara denilecek ki: 'Eğer doğru söylüyorsanız, bu vaat ne zaman vuku bulacaktır?' Biliniz ki, onun (Hz. Mehdi'nin) gaybetindeki (hapis dönemindeki) eziyetlere ve tekziplere sabretmek, Resulullah ile beraber cihad etmek gibidir."
(Uyun'ül-Ahbar, c.1, s.68)

Hz. Mehdi'nin talebeleri, kalplerinde hastalık olan bazı kişilerin aralarından ayrılmalarından dolayı bir üzüntü duymazlar, hiç sarsılmadan fikri mücadelelerine devam ederler. Hadislerde ayrıca Hz. Mehdi'nin cemaatinin Allah'tan korkan son derece imanlı seçkin Müslümanlardan oluşacağı da bildirilmektedir.


Hz. Muaviye b. Kirra (r.a) dan rivayet edilmiştir: 
Ümmetimden bir taife kıyamet koyuncaya kadar yardım görmekte devam eder. Kendilerini terk edenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez.  (Ramuz El-Ehadis, 472 (Hakim'in Müstedrek'i)

 


- 4 -

MÜNAFIKLAR VE İNKAR EDENLER İSTESELER DE İSTEMESELER DE MEHDİ'YE HİZMET ETMEKTE, İSLAM AHLAKININ HAKİMİYETİNE YARDIMCI OLMAKTADIRLAR

Hz. İsa'nın gelişinden ve Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışından tedirginliğe kapılanlar, yapacakları aleyhte faaliyetlerle bu tarihi gelişmeleri durdurmayı amaçlarlar. Ancak burada bilmedikleri çok önemli bir gerçek vardır: HZ. MEHDİ ALEYHİNDE YAPILAN TÜM FAALİYETLER, HZ. MEHDİ'NİN GELİŞİNE VE YAPACAĞI ÇALIŞMALARA HİZMET ETMEKTEDİR. Bu durum, Yüce Allah'ın bir takdiridir ve bunun önüne geçebilecek yoktur. Allah, İslam ahlakının tüm yeryüzünde yerleşik kılınmasını dilemiştir; Allah'ın izniyle bu büyük vaad gerçekleşecektir. Peygamberimiz (sav), bu tarihi olayın Hz. Mehdi vesilesiyle  gerçekleşeceğini bildirmiştir. İnkar edenler ve münafıklar da, giriştikleri her aleyhte faaliyet ile farkında olmadan, Rabbimiz'in bu büyük vaadinin gerçekleşmesine yardımcı olmaktadırlar. Bu Allah'ın çok büyük bir mucizesi ve münafıkların, kurdukları tuzağa düştüklerinin önemli bir alametidir. Rabbimiz Kuran'da Müslümanlara olan yardımını şöyle bildirmiştir:


"... İşte ALLAH, DİLEDİĞİNİ YARDIMIYLA DESTEKLER. Şüphesiz bunda, basiret sahipleri için gerçekten bir ibret vardır." (Al-i İmran Suresi, 13)


Allah'ın bu kanunu gereği, aleyhte yapılan tüm çalışmalar ve propagandalar, Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışına, tanınmasına, hizmetlerine güç katacaktır. Hz. Mehdi aleyhindeki her girişim, Hz. Mehdi'nin faaliyetlerinin etkisinin giderek daha da artmasına ve tüm dünyada ses getirmesine katkıda bulunacaktır. Hz. Mehdi'nin gelmeyeceğini öne süren, "Mehdi'nin geleceğine inanmıyorum" diyen her şahıs, yaptığı her çalışma, her konuşma ya da her vurguyla Hz. Mehdi'ye bir kez daha dikkat çekmekte, insanların Mehdi hakkında düşünmelerine vesile olmakta ve böylece ona hizmet etmektedir. "Ben Mehdi'ye karşıyım" diyen herkes, Mehdiliğin gündeme getirilmesini, araştırılmasını, öğrenilmesini sağlar. Dolayısıyla, inkar edenler de, münafık ahlakı gösterenler de, Kuran ahlakı aleyhinde bir fikri benimseyenler de, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'ye düşman olanlar da, her ne kadar istemeseler de, Allah'ın dilemesiyle bilerek ya da bilmeyerek Hz. Mehdi'ye ve İslam ahlakının tüm dünyada yayılmasına büyük destek vermektedirler.

Ayrıca inkar edenlerin ya da münafıkların Mehdi ya da Müslümanlar aleyhinde attıkları her adım, Hz. Mehdi hakkında, 1400 sene öncesinden haber verilen sahih hadislerin bir tanesinin daha gerçekleşmesine ve böylece Müslümanların Hz. Mehdi'ye olan bağlılıklarının, şevk ve heyecanlarının daha da artmasına vesile olmaktadır.

 


 

- 5 -

HZ. MEHDİ'NİN İKİNCİ KAYBOLUŞUNDAN SONRA ORTAYA ÇIKMASI

Hz. Mehdi ikinci kayboluşunun, yani hapis döneminin ardından, tekrar insanların arasına çıkacaktır:


Belalar çoğalacak, halkı öyle ölüm ve katliamlar saracak ki Allah'ın ve Resulullah'ın haremine sığınacaklar. İŞTE SADECE O ZAMANDA (HZ. MEHDİ) ZUHUR EDECEKTİR."
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 199)


Bu dönemde, insanlar yeryüzünde hakim olan dinsiz sisteme bağlı olarak yaşayacak; çeşitli dinsiz grupların, odakların etkisi altında olacaklardır. Hatta İslam aleminden dahi bu dinsiz odaklardan etkilenen kimseler olacaktır. Sadece Hz. Mehdi hiçkimsenin, hiçbir düşüncenin, hiçbir siyasi partinin, ne masonların ne de benzeri odakların etkisinde hiçbir şekilde kalmayacak, hiçkimseye taviz vermeyecektir. O, sadece Kuran'ı ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetini izleyecektir:


... Arkasında İsa bin Meryem'in namaz kılacağı Kaim (Mehdi) dışında biz Ehl-i Beyt'ten olan hepimizin boynunda zamanın tağutunun (Allah'ın hükmünü tanımayan her varlık, güç, şeytan) biatı olacağını (Mehdi döneminde dinsizliğin hakim olacağını, hemen herkesin bu sisteme bağlı olacağını) bilmiyor musunuz? Yüce Allah onun velâdetini (zuhurunu) gizleyecek ve şahsını saklayacaktır. BÖYLECE O, ZUHUR ETTİĞİNDE KİMSENİN BİATI ONUN BOYNUNDA OLMAYACAKTIR...
(Kemal'üd-Din, c.1, s. 305)

 


 

- 6 -

İNKAR EDENLERİN BASKISI, HAMİYETİ İSLAMİYE'NİN FEVERAN ETMESİ SONUCUNDA İSLAM AHLAKININ YÜKSELMESİNE VESİLE OLACAKTIR

Mehdi'nin hapsedildiği dönemde Mehdi cemaatini dağıtma amacıyla iman edenlere birtakım eziyetler edilecek, Müslümanları yıldırmak amacıyla çeşitli iftiralar atılacaktır. Kuran ayetlerinde, inkar edenlerin alaycı bir üslupla Müslümanları dinlerinden döndürmeye çalışacakları şöyle haber verilmiştir

... Bu durumda sana başlarını alaylıca sallayacaklar ve diyecekler ki: "Ne zamanmış o?" De ki: "Umulur ki pek yakında." (İsra Suresi, 51)

Derler ki: "Eğer doğru sözlüyseniz, bu belirttiğiniz süre (va'd) ne zamanmış?" (Yunus Suresi, 48)


Böyle bir cemaat-i azîme (Peygamber Efendimiz (sav)'in soyundan gelen büyük seyyitler cemaati) içindeki mukaddes kuvveti tehyic edecek (coşacak) ve uyandıracak hâdisat-ı azîme (büyük olaylar) vücuda geliyor. Elbette o kuvvet-i azîmedeki (büyük kuvvetteki) BİR HAMİYET-İ ALİYE (büyük koruma hırsı) FEVERAN EDECEK ve HAZRET-İ MEHDİ BAŞINA GEÇİP, TARİK-I HAK (hak yoluna) ve HAKİKATE (gerçeğe) SEVK EDECEK... (Mektubat, s. 473)


Bediüzzaman "HAMİYETİ İSLAMİYE FEVERAN EDECEK" sözleriyle, Hz. Mehdi'nin ortaya çıktığı ve fikri mücadelesine başladığı dönemde, Müslümanları coşturacak, imanlarını ve İslam'ı koruma hırslarını artıracak, şevklerini ve İslam ahlakı adına mücadele etme azimlerini harekete geçirecek büyük olayların meydana geleceğini bildirmiştir. İslam'a, Müslümanlara ve Mehdi cemaatine karşı yürütülen mücadele ve uygulanan baskı politikası sonucunda oluşturulan zorlu ortamlar, münafıkların ve inkarcıların amaçladıklarının tam tersine, Müslümanların Hz. Mehdi'ye ve birbirlerine olan bağlılıklarını daha da artıracaktır. Kuran ahlakı adına daha da şevkli bir mücadele içerisine girmelerini sağlayacaktır. Münafıkların ve inkar edenlerin, sözde Hz. Mehdi cemaatini dağıtmak, Müslümanların doğru yoldan uzaklaşmalarını sağlamak için verecekleri bu mücadele, Hz. Mehdi'nin talebelerinin ve tüm Müslümanların "hamiyet-i İslamiye" duygularının en yüksek seviyeye ulaşmasına vesile olacaktır. Bediüzzaman Said Nursi, bu şekilde İslam ahlakını koruma gayretinin artması sonucunda da, Hz. Mehdi'nin manevi olarak başa geçmesi ile birlikte, tüm dünyada İslam ahlakının hakim olacağını, Hz. Mehdi'nin insanları hak yola ve gerçeğe yönelteceğini bildirmiştir.


 

- 7 -

İKİNCİ GAYBET DÖNEMİNDEN (HAPSEDİLMESİNDEN) SONRA MEHDİ, HZ. İSA İLE BULUŞACAKTIR


... Hazreti-i İsa Aleyhisselam geldiği vakit, herkes onun hakiki İsa olduğunu bilmek lâzım değildir. Onun (Hz. İsa'nın) mukarreb ve havassı (derin imanlı yakın talebeleri), nur-u iman (imanın ışığı) ile onu (Hz. İsa'yı) tanır. Yoksa bedahet (birdenbire ve açıkça) derecesinde herkes onu (Hz. İsa'yı) tanımayacaktır... (Mektubat, s. 60)



Hatta Hazret-i İsa Aleyhisselam'ın nuzülü (yeryüzüne inişi) dahi ve kendisi İsa Aleyhisselam olduğu, nur-u imanın dikkatiyle (imanın nuruyla) bilinir, herkes bilemez. (Şualar, s. 487)

Hz. Mehdi, ikinci gaybet döneminden sonra ortaya çıkışında, ikinci kez yeryüzüne gelerek tüm Hıristiyan aleminin İslam'a dönmesine vesile olacak olan Hz. İsa ile biraraya gelecektir. Bu dönemde toplumun büyük bir kesimi Hz. İsa'yı tanıyamayacak, ancak güçlü bir imana sahip olan yakın talebeleri ve Hz. Mehdi cemaati tarafından tanınabilecektir.


İsa Aleyhisselam'ı nur-u iman ile (imanın ışığıyla) tanıyan ve tabi olan cemaat-i ruhaniye-i mücahidinin kemiyeti (cehd eden ruhani cemaatinin sayısı), Deccal'in mektepçe ve askerce ilmi ve maddi ordularına nisbeten çok az ve küçük olmasına işaret ve kinayedir. (Şualar, s. 495)

Bediüzaman Said Nursi, ikinci kez yeryüzüne gelişinde, aynı Mehdi cemaatinde olduğu gibi, Hz. İsa'nın çevresindeki insanların sayısının da çok az olacağını belirtmiştir. Ancak bu topluluk da imanen çok güçlü olacaktır.


 

- 8 -

HZ. İSA, HZ. MEHDİ'YE TABİ OLACAKTIR


... Hattâ, "Hazret-i İsa Aleyhisselam gelir, Hz. Mehdi'ye namazda iktida eder (uyar), tâbi olur." diye rivâyeti bu ittifaka (birleşmeye) ve hakikat-ı Kurâniye'nin matbuiyetine ve hakimiyetine (Kuran hakikatlerine uyulmasına ve tabi olunmasına) işaret eder."
(Şualar, s. 493)

Hz. Mehdi'nin, Darwinizm, materyalizm ve ateizm gibi dinsiz ideolojileri mağlup edip İslam ahlakını tüm dünyaya hakim kılmasında, en büyük yardımcısı Hz. İsa olacaktır. İslam ahlakı Hz. Mehdi'nin manevi öndeliğinde hakim olacak, Hz. İsa da bu dönemde Hz. Mehdi'ye tabi olacaktır. Bediüzzaman'ın sözlerinde belirttiği Hz. İsa'nın namazda Hz. Mehdi'nin imametine tabi olması bu gerçeği ortaya koymaktadır. Peygamberimiz (sav) de pek çok hadisinde bu önemli olayı haber vermiştir:


Hz. İsa namazını Hz. Mehdi'nin arkasında kılacaktır.
(El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)

... Nihayet Meryem oğlu İsa, Müslümanların emiri (Hz. Mehdi) ona: Gel bize namaz kıldır, der. Bunun üzerine İsa: Hayır, Allah'ın bu ümmete bir ikramı olarak sizin bir kısmınız diğer bir kısım üzerine emirlersiniz, der. (Sahih-i Müslim, c. 1, s. 209)

Hz. İsa semadan nüzul edecek (gökyüzünden inecek) ve onun (Hz. Mehdi'nin) emirliğini kabul edecektir. Hz. İsa'ya "Bize namaz kıldır" denilecek, ancak o (Hz. İsa), "Emir sizin içinizdedir" karşılığını vererek, "Bu Allah'ın ümmet-i Muhammed'e bir ikramıdır." diyecektir.
(El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 24)

Hz. Mehdi müminlerle beraber Beytül Makdis'de sabah namazı kılarken, o sırada nüzul eden (yeryüzüne inen) Hz. İsa'yı takdim edecek ve Hz. İsa ellerini, onun (Hz. Mehdi'nin) omuzuna koyarak, "Namazın kameti (farz namazı kılmak için okunan ezan; namaza başlama işareti) senin için getirildi, bu yüzden sen kıldır" diyecek ve nihayet Hz. Mehdi, Hz. İsa ve müminlere imam olarak namazı kıldıracaktır.
(El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 25)

 

 


İmamları salih bir insan olan Mehdi olduğu halde, Beytü'l Makdis'e sığınırlar. Orada imamları (Hz. Mehdi) kendilerine sabah namazını kıldırmak için öne geçtiği bir sırada, bir de bakarlar ki, Meryem oğlu İsa sabah vaktinde inmiştir. Mehdi, Hz. İsa'yı öne geçirmek için arkaya çekilir. Hz. İsa onun (Hz. Mehdi'nin) omuzlarına elini koyar ve ona der ki, "Geç öne namazı kıldır. Zira kamet (farz namazı kılmak için okunan ezan; namaza başlama işareti) senin için getirilmiştir."...
(Ebu Rafi'den rivayet edilmiştir; İmam Şarani, Ölüm, Kıyamet, Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, Bedir Yayınevi, s. 495-496)


Hz. İsa'nın ortaya çıktığı dönemde Hz. Mehdi, Peygamberimiz (sav)'in halifesi yani İslam aleminin manevi lideri sıfatıyla dünya çapındaki tüm Müslümanlar arasında İslam Birliği'ni sağlamış olacak ve bu birliğin başında manevi lider konumunda bulunacaktır. Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde, Hz. İsa'nın bu dönemde geleceği; Hz. Mehdi ile birlikte namaz kılacağı ve Hz. İsa'nın "imamlık sana verilmiştir" diyerek Hz. Mehdi'ye tabi olacağı bildirilmiştir. Daha sonrasında da Hz. Mehdi'nin manevi liderliğinde, bu iki mubarek şahsın ittifakıyla İslam ahlakı tüm dünyaya hakim olacaktır.


 

- 9 -

HZ. MEHDİ, HZ. İSA İLE BİRLİKTE İSLAM AHLAKINI YERYÜZÜNE HAKİM KILACAKTIR

Hz. Mehdi'nin, İslam ahlakının dünyaya hakim olması için fikri mücadele verdiği Darwinizm, materyalizm, ateizm gibi dinsiz ideolojileri temsil eden Deccaliyet'in dünya çapındaki taraftarlarının sayısı, çok daha fazla olduğu halde, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin yanındaki az topluluk, Deccaliyet'i fikren mağlup edecek ve galip gelecektir. Böylece Allah'ın izniyle, Hz. Mehdi'nin yeniden ortaya çıkışıyla manevi önderliğinde İslam ahlakı tüm dünyaya hakim olacaktır.

Kuran'da İslam ahlakının yeryüzü hakimiyeti şöyle haber verilmiştir:

Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor. Müşrikler istemese de, O, dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur. (Tevbe Suresi, 32-33)

Allah içinizden iman edenlere ve salih amelde bulunanlara vaadetmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir... (Nur Suresi, 55)

Andolsun, gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir: Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır. Ve hiç şüphesiz; bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır. (Saffat Suresi, 171-173)

Allah, yazmıştır: "Andolsun, ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır. (Mücadele Suresi, 21)

"De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur." (İsra Suresi, 81)

Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile. Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile. (Saff Suresi, 8-9)

İnkar edenlerin, dinsizlerin dünya üzerinde büyük bir hakimiyet sağlamalarının ardından, Allah Hz. Mehdi'nin vesilesiyle İslam ahlakını yeryüzüne hakim kılacaktır. Bu hakimiyet hadislerde de haber verilmektedir. Aşağıdaki hadiste inkarcıların yeryüzündeki hakimiyeti "yeryüzünün ölümü" olarak tarif edilirken, Hz. Mehdi'nin hakimiyeti "yeryüzünün canlanması, ihya edilmesi" olarak müjdelenmektedir:


... Hak üzere kıyam edecek olan odur (Mehdi'dir). YERYÜZÜ ÖLDÜKTEN SONRA (dinsizliğin yeryüzüne hakim olmasından sonra), ALLAH ONUN (MEHDİ) VASITASIYLA TEKRAR ONU (İslam ahlakını) İHYA EDECEKTİR (hakim kılacaktır) ve MÜŞRİKLER İSTEMESE DE ALLAH HAK DİNİ DİĞER DİNLERE MUZAFFER KILACAKTIR...
(Uyun'ül-Ahbar, c.1, s.68)

Aşağıdaki hadiste tüm bu zorlukların ardından, Hz. Mehdi'ye "müthiş bir fetih" verileceği tarif edilmektedir:


"Acele edenler helâk olur, (zuhur) yakındır diyenler kurtulur, KALENİN HİSARLARI GİBİ YERDE SABİTTİR, HÜZÜNDEN SONRA MÜTHİŞ BİR FETİH GELECEKTİR. "
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 229)



 

- 10 -

HZ. MEHDİ'NİN BAZI ÖZELLİKLERİ

Hz. Mehdi Peygamberimiz (sav)'in soyundan, yani "seyyid" olacaktır. İsmi Peygamberimiz (sav)'in ismine benzeyecektir. Peygamberimiz (sav)'in adı Muhammed, soyadı Adnani'dir. Hz. Mehdi insanları Kuran'a ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetine uymaya çağıracaktır.


 "MEHDİ (AS) BENİM SOYUMDANDIR; İSMİ BENİM İSMİM VE KÜNYESİ BENİM KÜNYEM, ŞEKLİ BENİM ŞEKLİM, SÜNNET VE TAVRI BENİM SÜNNET VE TAVRIMDIR, halkı benim dinime teşvik ve Rabbimin kitabına (Kuran'a) davet eder. Ona (Mehdi'ye) itaat eden bana itaat etmiştir ve ona (Mehdi'ye) muhalefet eden bana muhalefet etmiştir, onun gaybetini inkâr eden beni inkâr etmiştir."
(İ'lam'ul-Vera, s.425)

Hadislerde dikkat çekilen bir diğer husus ise, gaybet (hapis) döneminin Hz. Mehdi'nin gençliğine gençlik katacağı, gücünü ve kudretini artıracağı yönündedir:


Onun (Mehdi'nin) gaybetinde Allah Tealâ, ONUN (HZ. MEHDİ'NİN) ÖMRÜNÜ UZATACAK, SONRA KENDİ KUDRETİ İLE ONU KIRK YAŞINDAN DAHA GENÇ GÖRÜNÜMLÜ olarak aşikâr edecektir ve bu Allah'ın her şeye kadir olduğunun bilinmesi içindir."
(Kemal'üd-Din, c.1, s. 305)

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. Mehdi'nin tüm hayatı boyunca çok büyük zorluklarla, sıkıntılarla karşılaşacağı, ancak bu zorlukların ardından Allah'ın kendisine çok büyük bir fetih ve hakimiyetle lütufta bulunacağı haber verilmektedir. Nitekim bir hadiste Neml Suresi'nin 62. ayetindeki "darda kalan" ifadesi hatırlatılmakta ve bu ayette, Hz. Mehdi'nin yaşayacağı zorluklara dair bir işaret bulunduğuna dikkat çekilmektedir:


Bu emrin sahibi (Hz. Mehdi) "darda kalan" kelimesi onun (Hz. Mehdi'nin) hakkındadır: "Yoksa darda kalana, dua ettiği zaman icabet eden ve kötülüğü gideren ve sizi yeryüzüne halife kılan mı hayırlı?"
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 210)

 


 

- 11 -

MÜNAFIKLAR VE İNKAR EDENLER İSTESELER DE İSTEMESELER DE MEHDİ'YE HİZMET ETMEKTE, İSLAM AHLAKININ HAKİMİYETİNE YARDIMCI OLMAKTADIRLAR

Hz. İsa'nın gelişinden ve Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışından tedirginliğe kapılanlar, yapacakları aleyhte faaliyetlerle bu tarihi gelişmeleri durdurmayı amaçlarlar. Ancak burada bilmedikleri çok önemli bir gerçek vardır: HZ. MEHDİ ALEYHİNDE YAPILAN TÜM FAALİYETLER, HZ. MEHDİ'NİN GELİŞİNE VE YAPACAĞI ÇALIŞMALARA HİZMET ETMEKTEDİR. Bu durum, Yüce Allah'ın bir takdiridir ve bunun önüne geçebilecek yoktur. Allah, İslam ahlakının tüm yeryüzünde yerleşik kılınmasını dilemiştir; Allah'ın izniyle bu büyük vaad gerçekleşecektir. Peygamberimiz (sav), bu tarihi olayın Hz. Mehdi vesilesiyle  gerçekleşeceğini bildirmiştir. İnkar edenler ve münafıklar da, giriştikleri her aleyhte faaliyet ile farkında olmadan, Rabbimiz'in bu büyük vaadinin gerçekleşmesine yardımcı olmaktadırlar. Bu Allah'ın çok büyük bir mucizesi ve münafıkların, kurdukları tuzağa düştüklerinin önemli bir alametidir. Rabbimiz Kuran'da Müslümanlara olan yardımını şöyle bildirmiştir:


"... İşte ALLAH, DİLEDİĞİNİ YARDIMIYLA DESTEKLER. Şüphesiz bunda, basiret sahipleri için gerçekten bir ibret vardır." (Al-i İmran Suresi, 13)

 

Allah'ın bu kanunu gereği, aleyhte yapılan tüm çalışmalar ve propagandalar, Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışına, tanınmasına, hizmetlerine güç katacaktır. Hz. Mehdi aleyhindeki her girişim, Hz. Mehdi'nin faaliyetlerinin etkisinin giderek daha da artmasına ve tüm dünyada ses getirmesine katkıda bulunacaktır. Hz. Mehdi'nin gelmeyeceğini öne süren, "Mehdi'nin geleceğine inanmıyorum" diyen her şahıs, yaptığı her çalışma, her konuşma ya da her vurguyla Hz. Mehdi'ye bir kez daha dikkat çekmekte, insanların Mehdi hakkında düşünmelerine vesile olmakta ve böylece ona hizmet etmektedir. "Ben Mehdi'ye karşıyım" diyen herkes, Mehdiliğin gündeme getirilmesini, araştırılmasını, öğrenilmesini sağlar. Dolayısıyla, inkar edenler de, münafık ahlakı gösterenler de, Kuran ahlakı aleyhinde bir fikri benimseyenler de, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'ye düşman olanlar da, her ne kadar istemeseler de, Allah'ın dilemesiyle bilerek ya da bilmeyerek Hz. Mehdi'ye ve İslam ahlakının tüm dünyada yayılmasına büyük destek vermektedirler.

Ayrıca inkar edenlerin ya da münafıkların Mehdi ya da Müslümanlar aleyhinde attıkları her adım, Hz. Mehdi hakkında, 1400 sene öncesinden haber verilen sahih hadislerin bir tanesinin daha gerçekleşmesine ve böylece Müslümanların Hz. Mehdi'ye olan bağlılıklarının, şevk ve heyecanlarının daha da artmasına vesile olmaktadır

 


 

- 12 -

Bazı karaktersiz insanlar, Sayın Adnan Oktar'ın hapsedilmesi ile Bilim Araştırma Vakfı'nın faaliyetlerinin, İslam ahlakına olan bağlılığımızın, bizim birbirimize olan sevgimizin ortadan kalkacağını düşünüyorlar. Oysa bu aşağılık bir inançtır. Bu inançta olan bir kişi ile zaten arkadaş, dost olunabilmesi imkansızdır. Bu gibi kalbinde hastalık olan kişiler zorluk zamanlarında imanlarını kaybederler:

Hani onlar, size hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi; gözler kaymış, yürekler hançereye gelip dayanmıştı ve siz Allah hakkında (birtakım) zanlarda bulunuyordunuz. İşte orada, iman edenler, sınanmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı. Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: "Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi" diyorlardı. (Ahzap Suresi, 10 - 12)

Gerçek Müslümanlar ise bu tip durumlarda Allah'a daha içten bağlanır, birbirlerine eskisinden daha fazla kenetlenirler. Böyle zamanlar Müslümanları güçlendirir, onları sağlamlaştırır, Müslümanlar üzerindeki güzellik ve nimetlerin çok daha fazla artmasına vesile olur. Bu Yüce Rabbimiz'in salih olan Müslümanlara vadettiğidir:

Mü'minler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: "Bu, Allah'ın ve Resûlü'nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resûlü doğru söylemiştir." Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı. (Ahzap suresi, 22)

Gerçekleşen bu son olaylar da, bizim birbirimize olan sevgimizi, kardeşlik düşüncemizi kat be kat artırmıştır. Bu olaylar neticesinde aramızdaki birlik ve beraberliğin ne kadar güzel olduğunu bir kez daha anladık. Bu dünyada Müslümanlara karşı oynanan oyunların ne kadar çirkin yöntemlerle yapıldığını gördükçe kardeş olmanın, birlikte olmanın değerini daha iyi gördük. Allah'ın vaadi üzerimizde tecelli etmiştir.

Tarihte her zaman Müslümanlara yönelik yıldırma ve korkutma girişimleri Müslümanların imanını artırmış, onlara bolluk, nimet ve bereket olarak geri dönmüştür. Yüce Allah ayetlerinde şöyle bildirir:

Onlar, kendilerine insanlar: "Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun" dedikleri halde imanları artanlar ve: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir. Bundan dolayı, kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan bir bolluk (fazl) ve Allah'tan bir nimetle geri döndüler. Onlar, Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük fazl (ve ihsan) sahibidir. (Al-i İmran Suresi,173-174)

Müslümanların kalbindeki güçlü gönül birliği, Yüce Rabbimiz Allah'a olan coşkulu sevgiden, şiddetli korkudan, Allah'a olan güçlü bağlılıktan ve Allah'ın rızasını aramadaki kararlılıktan kaynaklanmaktadır. Böyle derin ve güçlü bağlılık ve sadakati, kirli ve pis oyunlarla ortadan kaldırmaya çalışmak, bunu kullanarak Müslümanları güçsüz düşüreceğini sanmak, kahpece ve münafıkane bir düşüncedir.

 


 

- 13 -

MEHDİ CEMAATİ, MÜNAFIKLARIN AYRILMASIYLA, DEMİRİN KİRİNİ PASINI ATMASI GİBİ TEMİZLENECEKTİR


Enes ibn Malik şöyle dedi: Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Deccal gelecek, nihayet Medine'nin bir tarafına inecek. Sonra MEDİNE ÜÇ KERE SALLANACAK (deprem olacak) DA ORADA BULUNAN HER KAFİR VE MÜNAFIK ONA DOĞRU ÇIKIP GİDECEK". (Buhari, cilt 15, s.6976-6977, no.68)



..Sonra MEDİNE ŞEHRİ SAKİNLERİYLE BERABER ÜÇ DEFA SALLANACAK, BUNUN ÜZERİNE (MEDİNE'DE BULUNAN) MÜNAFIK ERKEKLER VE KADINLARDAN HİÇ KİMSE KALMAYIP HEPSİ ONUN YANINA GİDECEKLER ve böylece demirci körüğünün demirin kirini, pasını giderip attığı gibi Medine'de pisliği (yani habis insanları) dışına atacak ve o güne kurtuluş günü denecektir. (Mace Cilt 10, s. 331-335)

Hadislerde Mehdi cemaatinden kopmalar olacağı haber verilmiştir. Bu dönemde, Kuran'da münafık olarak adlandırılan kahpe tıynetli insanlar Mehdi'nin yanından ayrılacaklar ve bu vesileyle Hz. Mehdi cemaati tüm pisliklerden kurtulup, tertemiz arınmış bir hale gelecektir.

Tarih boyunca her hak davada döneklik yapan, davasından dönen kahpe tıynetli insanlar her zaman olmuştur. Peygamberimiz (sav)'in döneminde de bu tür insanlar olmuş, gösterdikleri alçakça karakterleriyle tarihe geçmişlerdir. Hz. Mehdi döneminde de Allah'ın bu Adetullahı tekrarlanacak, ancak bu durum, yine tarih boyunca her hak toplulukta olduğu gibi Mehdi cemaati için çok büyük bir rahmet ve güzellik olur. Böylece Hz. Mehdi cemaati sadece samimi iman etmiş halis Müslümanlardan oluşan temiz, salih bir topluluk olacaktır.

Ayrıca rivayetlerde, Mehdi'ye yapılan saldırılara, münafıkların bu saldırıları fırsat bilip fitne çıkararak ayrılmalarına işaret ediyor. Rivayet münafıkların, kafirlerin Müslümanlara saldırı anlarında depremlerin olacağına işaret ediyor.

Kuran'da da Müslümanlara yapılan saldırılarda yer ve göğün şuurlu olacağına Allah şöyle işaret etmektedir:

Andolsun, siz oldukça çirkin bir cesarette bulunup-geldiniz.
Neredeyse bundan dolayı, gökler paramparça olacak, yer çatlayacak ve dağlar yıkılıp göçüverecekti. (Meryem Suresi, 89-90)

 


 

- 14 -

İslam tarihinin her döneminde, müslümanlar zorluklarla karşılaştığında davasını bırakıp giden, müslümanlara arkasını dönen kahpe tıynette insanlar olmuştur. Her davanın döneği olduğu gibi müslümanların arasında da dönekler vardır. Bu kişilerin diğer adı da münafıktır. Münafın müslümanların arasından gitmesi büyük bir nimettir. Allah münafıklarla ilgili şöyle bildirir:

Sizinle birlikte çıksalardı, size 'kötülük ve zarardan' başka bir şey ilave etmez ve aranıza mutlaka fitne sokmak üzere içinizde çaba yürütürlerdi. İçinizde onlara 'haber taşıyanlar' vardır. Allah, zulmedenleri bilir. (Tevbe Suresi 47)

Bir münafığın müslüman cemaatinde kalması bir tehlikedir. Gitmesi de bu salih topluluğun temizlenmesi anlamındadır. Gitmesinde çok büyük hayır vardır.

 


 

- 15 -

Ahir zamanın dehşetli ortamında; kahpeliğin, alçaklığın, dönekliğin hakim olduğu, zalim insanların bu kadar yaygın olduğu bir durumda, müslümanların birlik ve beraberliğinin ne kadar önemli ve acil olduğu açıktır. Böyle bir ortamda Müslümanların birbirlerinden ayrılıp dağılmalarının, yalnız kalmalarının ne kadar tehlikeli olduğu daha da iyi anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, zorluk anları Müslümanların birbirlerine olan sadakatlerini ve tesanüdlerini arttıran kıymetli anlardır.

 


 

- 16 -

Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın... (Ali İmran, 103)

Müminler Allah'ın bir emri olarak kendi aralarında bir birlik olarak Allah'ın dinini yaşarlar. Ve birbirlerine olan sadakatleri çok güçlüdür:

Müminler Allah'ın ipine sımsıkı sarılır hiçbir şekilde dağılıp ayrılmazlar. bu haramdır. Birlik ve beraberliğin, özellikle asrımızdaki insanların yaptığı kahpeliklere, kalleşliklere ve düzenbazlıklarnıa karşı ne kadar büyük bir nimet olduğunu gördük ve görüyoruz. Bu da Allah'ın bir mucizesidir.

 


 

- 17 -

Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak mücadele edenleri sever. (Saff Suresi, 4)

Müslümanlar birbirbirine kenetlenmiş betonarme bir bina gibi adeta saf bağlayarak, birlikte olarak, kahpelik yapanlara, müslümanlara oyun oynayanlara ve aşağılık insanlara karşı, haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı mücadele ederler. Burada en önemli konu müslümanların kenetlenmiş şekilde hareket etmeleridir.

 


 

- 18 -

Muhammed, yalnızca bir elçidir. Ondan önce nice elçiler gelip-geçmiştir. Şimdi O ölürse ya da öldürülürse, siz topuklarınız üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz? İki topuğu üzerinde gerisin geri dönen kimse, Allah'a kesinlikle zarar veremez. Allah, şükredenleri pek yakında ödüllendirecektir. (Ali İmran, 144)

Her müslüman topluluğun mutlaka bir lideri olur. Peygamber Efendimiz (sav) de o devirde müslüman topululuğun lideriydi. O ölür veya öldürülürse bir başkası onun yerine lider olur. O lider de ölür veya öldürülürse bir başkası onun yerine lider olur. Bu silsile böyle kıyamete kadar devam eder. Hiçbir şekilde bu din sahipsiz kalmaz. Her zaman bir sahibi olur.

Lider konumdaki kişi hapsedilebilir, yaralanabilir, hastalanabilir. Böyle bir durumda da yerine bir başkası geçer. Müslümanlık şahıslara bina edilmez. Müslümanlara yapılan oyunlar, karşı mücadeleler, kahpelikler onların önünü kesmez. Bilakis daha güçlenerek, şiddetlenerek devam ederler. Haksızlığa, adaletsizliğe, dinsizliğe karşı ilmi, kültürel bir mücadele yapmak müslümanın görevidir.

 



- 19 -


Ümmetimden bir taife kıyamet kopuncaya kadar yardım görmekte devam eder. Kendilerini terk edenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez. (Ramuz El-Ehadis, 472 (Hakimin Müstedreki)

Ümmetimden bir taife, Allah'ın emriyle hareket etmekte devam eder. Onlar hak üzerinde oldukları halde, kıyamet kopana kadar kendilerini terk eden ve muhalefet eden kimsenin onlara bir zararı dokunmaz. Tâ ki Allah'ın emri gelinceye kadar onlar insanlara galibdirler.

Hz. Muaviye RA (Büyük Kıyamet Alametleri, 472/1, http://www.aitco.com/sonuyari/public_html/kitap/kiyamet/buyuk.htm http://www.aitco.cmehom/sonuyari/public_html/kitap/kiyamet/buyuk.htm

 

Müslümanlar birbirbirine kenetlenmiş betonarme bir bina gibi adeta saf bağlayarak, birlikte olarak, kahpelik yapanlara, müslümanlara oyun oynayanlara ve aşağılık insanlara karşı, haksızlıklara ve adaletsizliklere karşı mücadele ederler. Burada en önemli konu müslümanların kenetlenmiş şekilde hareket etmeleridir.


 

- 20 -

Ve haklarına saldırıldığı zaman, birlik olup karşı koyanlardır.
(Şura Suresi, 39)

Müslümanlar haklarına saldırıldığı zaman (haksızlığa uğradıkları zaman) birlik olup karşı koyanlardır. Bu müslümanın bir vasfıdır. Kendilerine tuzak kurulduğunda, oyun oynandığında, zulüm yapıldığında, tuğyan ve ehli dalaletin saldırısına uğradıklarında birlik olarak mücadele ederler. Küfür ve ehli dalalet, Müslümanların inançlarını yok edebilmek için birbirlerinden ayrılmalarını ve böylece güçsüz düşmelerini beklerler. Gerçek bir mümin de böyle bir tuzağa asla düşmez.

 


 

- 21 -


Meryem Suresi'nin 98. ayetinde; "Görmedin mi, biz gerçekten şeytanları, kafirlerin üzerine gönderdik, onları tahrik edip kışkırtıyorlar." şeklinde işaret edildiği üzere masonlar, ahir zamanda bir kısım ateistleri, komünistleri ve bir kısım derin devlet çetelerini Müslümanların üzerine kışkırtacaklardır. 

Bu olay, hadislerde çok detaylı olarak anlatılmaktadır. Buna deccal komitesi denmektedir. Bu fitne-fesat güruhu Müslümanlara karşı her türlü kahpe saldırıda bulunacaklar, her türlü melaneti, oyunu işlemeye kalkışacaklar, her çeşit tuzağı kurmaya çalışacaklardır. Fakat Allah, onların bu oyunlarını başlarına geçirecektir.

 


 

- 22 -

Çünkü onlar üzerinize çıkıp gelirlerse, sizi taşa tutarlar veya dinlerine geri çevirirler; bu durumda ebedi olarak kurtuluş bulamazsınız." (Kehf Suresi, 20)

Eğer güç yetirirlerse, sizi dininizden geri çevirinceye kadar sizinle savaşmayı sürdürürler; sizden kim dininden geri döner ve kafir olarak ölürse, artık onların bütün işledikleri (amelleri) dünyada da, ahirette de boşa çıkmıştır ve onlar ateşin halkıdır, onda süresiz kalacaklardır. (Bakara Suresi, 217)

İnkar edenler, resullerine dediler ki: "Muhakkak (ya) sizi kendi toprağımızdan süreceğiz veya dinimize geri döneceksiniz." Böylelikle Rableri kendilerine vahyetti ki: "Şüphesiz Biz, zulmedenleri helak edeceğiz. (İbrahim Suresi, 13)

Ayetlerde gördüldüğü gibi dinsiz, imansız olan tuğyan ve dalalet kendi fitnelerine ve düşüncelerine insanları çevirmek için uğraşacaklar, bunu elde etmek için her türlü melaneti işleyeceklerdir. Samimi inananlar buna karşı, ilmi-bilimsel metodlarla yiğitçe mücadele ederek karşı koyacaklar ve zafer kazanacaklardır.

 


 

- 23 -

 


HAKKI GASPOLUNAN VE İNKAR OLUNAN MAZLUM İMAMINIZ VE BU (GAYBETİN) SAHİBİ (HZ. MEHDİ) ONLARIN ARASINDA DOLAŞIR, PAZARLARINDA GEZER, ONLARIN BASTIĞI YERLERDEN GEÇER. AMA ONLAR ONU TANIMAZLAR TA Kİ SONUNDA ALLAH KENDİSİNİ ONLARA TANITMASI İÇİN TIPKI HZ. YUSUF'A İZİN VERDİĞİ GİBİ ONA İZİN VERİR. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 189)

Hakkı gasp olunan ve inkar edilen mazlum; yani iftiralara uğramış olup da masum, suçsuz olan Mehdi insanlar arasında, pazarlarda dolaşacak, ancak insanlar Mehdi olduğunu ummadıkları için, herhangi bir insan zannederek  onu anlamayacaklardır.


 

- 24 -

Küfr ve dalalet azgın olduğu için Hz. Mehdi mecburen yaşamını gizli olarak sürdürecektir:


Sakr b. Ebi Delf rivayet ediyor, duydum İmam Muhammed Taki buyuruyordu:
Doğrusu şu ki, Hasan (Askeri)'den sonra hak üzere oğlu Kaim ve muntazar (beklenilen)dir. Sordum: Ey Allah'ın Resulü'nün torunu, niçin 'Kaim' adını almıştır?
Buyurdu: Çünkü o, unutulmuş olduğu ve İmamlığı kabul edenlerin çoğu kendilerine sırt çevirdikleri bir sırada kıyam edecektir.
Sordum: Onun "muntazar" (beklenen) diye adlandırılmasının sebebi nedir?
Buyurdu: Çünkü o, yaşamını gizli sürdürecek, bu pek uzun sürecek, gelişi pek uzayacak. İhlaslı kimseler ortaya çıkışını bekleyeceklerdir...

Hz. Mehdi, kıyametin kopmasına benzer tarzda aniden zuhur edecektir:


Ahmed b. Muhammed İmam Hasan Mücteba'ın şöyle buyurduğunu rivayet ediyor.
"Dedem Resullullah'a sordum: Biz Ehl-i Beyt'ten Kaim ne zaman kıyam edecektir? Buyurdu: Ey Hasan! O, yere ve göğe pek ağır gelen "o saat"e benzer, aniden / birdenbire zuhur edecektir."



Kumeyt b. Zeyd el-Esedi, İmam M. Bakır'dan rivayet ediyor.
"Allah'ın Resulünden bir konuda (yani Mehdi'nin kıyamı hakkında) soruldu; buyurdu: O, "saat"e benzer, ancak aniden zuhur edecektir."



Dı'bil b. Ali el-Hüzai, İmam Rıza'dan rivayet ediyor:
"Resullullah'a; Ey Allah'ın Resulü, soyunuzdan olan Kaim ne zaman kıyam edecek, diye soruldu. (Efendimiz) buyurdu; O, 'O saate' (kıyamet olacağı ana) benzer, onun zamanını Allah'tan başkası bilmez. Ancak aniden vuku bulur."


 


- 25 -

Ateistlerin sözde ilahı olan Darwin ve Darwinizm'i Adnan Oktar yerlebir edince bütün ateist ve materyalistler ittifak ederek ona karşı tavır oluşturdular. Buna bakan Kuran ayeti:

"Bizim ilahlarımıza bunu kim yaptı? Şüphesiz o, zalimlerden biridir" dediler. (Enbiya Suresi, 59)

Dediler ki: "Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar." (Enbiya Suresi, 61)


 

- 26 -

Mehdi'nin gaybetleri muhteliftir. İlk gaybetinde insanlara zaman zaman görünecek, zaman zaman kaybolacak, birinci gaybeti böyle devam edecektir. Muhtemelen bu çeşitli tutukluluk halleri şeklinde olacaktır. İkinci gaybeti ise uzunca ve kesintisiz olacaktır. Bu da uzun bir mahkumiyete ve sürgüne işaret etmektedir.


"Ebu Basir der ki: İmam Muhammed Bakır Aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum: "Bu GAYBETİN (Mehdi'nin) sahibinde dört peygamberin sünneti vardır:... Dedim ki: "Hz. Yusuf'un sünneti nedir?" Buyurdu ki: "Zindan ve gaybet."...
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 190)

Bu rivayette mahkumiyete açıkça işaret edilmektedir.


Benim Ehl-i Beytim (Peygamber Efendimiz (sav)'in Hz. Mehdi dahil tüm torunları) muhakkak benden sonra bela, kaçırılma ve SÜRGÜNE uğrayacaktır
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 14) (Kütüb-ü Sitte Muhtasarı, c.17, s. 556)

Bu rivayette de açıkça sürgüne işaret edilmektedir.

Allah bir ayetinde bu durumu şöyle bildirir:

Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya SÜRGÜN ETMEK amacıyla, tuzak kuruyorlardı... (Enfal Suresi, 30)


 

- 27 -


İsmail bin Cabir der ki: Ebu Cafer Muhammed bin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: "Bu emrin sahibi (Hz. Mehdi) bu yerlerden birinde gaybete çekilecektir (hapsedilecek veya tutuklanacaktır). ... Öyle ki zuhurundan önce ona hizmet eden şahıs gelecek ve Hz. Mehdi'nin bazı ashabı ile görüşecek ve onlara diyecek ki: "Siz kaç kişiniz? Kırk kişi kadarız. Dediklerinde şöyle buyuracak: Eğer sahibinizi görürseniz ne yaparsınız? Diyecekler ki: Vallahi eğer bize dağı yerinden oynatmamızı emretse dahi yaparız... (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s .208)


Hz. Mehdi'nin talebeleri onun gaybet döneminde (hapis veya tutukluluk döneminde) son derece kararlı olacaklardır. İnkar edenler ve münafık tıynetli insanlar bu dönemde Hz. Mehdi'nin talebelerinin dağılacaklarını düşünürlerken, onlar tam tersine bir güç elde edeceklerdir. İnanılmaz ve kahredici bir güç, kudret, azim ve kararlılık oluşacaktır. Bu güç ile İslam ahlakı dünyaya hakim oluncaya kadar muazzam hizmetler yapacaklardır ve bu, onlardan sonraki nesillere ve sonra da kıyamete kadar da devam edecektir.


Ümmetimden bir taife kıyamet kopuncaya kadar yardım görmekte devam eder. Kendilerini terk edenlerin ayrılmaları da onlara bir zarar vermez. (Ramuz El-Ehadis, 472 (Hakimin Müstedreki)


 

- 28 -


Hükeym bin Sa'd şöyle der: İmam Emirülmüminin Ali aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum: "Kaim (Mehdi) aleyhisselam'ın ashabı gençtir ve içlerinde yaşlı yoktur; Ancak gözdeki sürme veya azıktaki tuz kadardırlar. Ve azıktaki en az şey, tuzdur."
(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s .374)

 

Rivayette Hz. Mehdi'nin cemaatinin gençlerden oluşacağı bildirilmektedir. Ayrıca sayılarının da çok az olacağına işaret edilmektedir.

Bediüzzaman Said Nursi de Hz. Mehdinin cemaatinin çok az sayıda olacağını ancak buna rağmen manen çok güçlü bir topluluk olacağını bildirmiştir:


Bu (Mehdi'nin) vazife(si)nin istinad ettiği (dayandığı) kuvvet ve manevi ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd (dayanışma) sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir (öğrencilerdir). NE KADAR DA AZ DA OLSALAR, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar.
(Emirdağ Lahikası, 259)



- 29 -


Dedi ki: Ey Emirülmüminin! Bu Mehdi kimdendir? Buyurdu ki: Benî Haşim'dendir, arapların yüce dağının zirvesinden. O öyle bir denizdir ki ona giren kaybolur. Kendisine sığınanlar için amandır, halk kinle dolduğunda onları pâk kılan mâdendir, ölüm nazil olduğunda korkmaz, ölüm ona vardığında sarsılmaz, savaş meydanında saldırdığında asla geri çekilmez. Tecrübelidir, galiptir, muzafferdir, arslandır, sağlamdır, kavminin direğidir, cesurdur, Allah'ın kılıçlarından bir kılıçtır, reistir, herkesi etrafında toplar, yücelik ve şerefin kaynağı olan evde büyümüştür, onun yüceliği en asil yücelikten kaynaklanır. Hiçbirşey seni ona biat etmekten alıkoymasın, seni engelleyenler her zaman fitneye sığınanlardır. Eğer konuşurlarsa şerr konuşurlar, eğer susarlarsa fasit ve fasıktırlar…"
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 250)

Rivayette Mehdi'ye gençlerin yaklaşmasını engelleyenlerin her zaman fitne ile hareket ettikleri belirtilmiştir. Mehdi düşmanlarının konuştukları zaman şerr, kötülük konuştukları bildirilmiştir. Sussalar dahi içlerinde bozgunculuk ve fesat barındırırlar.



- 30 -


Abdullah bin Zamre, İbn-i Mâti-i Himyeri (Kâ'b-ul Ahbar)'den nakleder ki şöyle dedi: "… Kıyam edecek (Kâim) olan Mehdi, Ali'nın soyundandır. O bu yeryüzünü, yeryüzünden başka bir hale getirecektir. Rum ve Çin'in hrıstiyanların'ın aleyhinde İsa bin Meryem ile delil getirecektir. Kâim Mehdi, Ali'nin neslindendir. (Seyyittir) Hayırda, görünüşte ve ahlakta en çok Hz. İsa'ya benzeyen odur. Allah peygamberlere verdiği (azameti) ona da verecektir. Ona faziletler ve ziynet verecektir. şüphesiz Mehdi, Ali'nin evladıdır. Onun gaybeti (kayboluşu, hapis dönemi), tıpkı Yusuf'un gaybeti gibidir ve onun dönüşü tıpkı İsa bin Meryem'in dönüşü gibidir. (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s .169)

Rivayette Hz. Mehdi'nin gaybetinin (Hapis döneminin) Hz. Yusuf'un gaybetine (hapis dönemine) benzeyeceği bildirilmiştir. Bu gaybetin (hapis döneminin) ardından Hz. Mehdi, Hz. İsa'nın dönüşü gibi daha güçlenmiş ve etkili olarak geri dönecektir. Bu rivayet, Hz. İsa'nın Hz. Mehdi'nin döneminde döneceğine de işaret etmektedir.



- 31 -


Süleyman bin Bilâl der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam babasından o da dedesinden nakleder ki Hz. Hüseyn aleyhisselam şöyle buyurdu: Birgün adamın biri Emirülmüminin Ali aleyhisselam'ın yanına gelerek: "Ey Emirülmüminin! Bize şu Mehdi'nizden bahseder misin? Diye arzedince şöyle buyurdu: "GİTMESİ GEREKENLER GİDİP DE MÜMİNLER AZALDIĞINDA VE FİTNECİLER GİTTİĞİNDE İŞTE ORADA (YANİ UZAK BİR YERDE ZUHUR EDECEKTİR.)".
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani Sf 250)

Hz. Mehdi'nin yeniden ortaya çıkışı, cemaatindeki fitne çıkaranların ve münafıkların ayrılmasından ve bu salih topluluğun bu şekilde manen temzilenmesinden sonra olacaktır. Her müslüman topluluğunda münafıklar vardır. Mehdi cemaatinde de bu şekilde kahpe ve aşağılık karakterde insanların bulunması Allah'ın bir adetullahıdır. Allah mehdi cemaatini bu pislik tıynetteki insanlardan temizledikten sonra da müminlerin şevki ve coşkusu her zamankinden daha fazla artacak ve çok daha güçlü hale geleceklerdir.



- 32 -


İmam Zeynelabidin (a.s) şöyle buyurmuştur: "Bizim Kaimimiz ile Allah'ın resulleri arasında birtakım benzerlikler vardır. Nuh, İbrahim, Musa, İsa, Eyyub ve Muhammed (s.a.a) peygamberlerin her biri ile bir benzerliği vardır. Nuh ile uzun ömürlü olmasında, İbrahim ile doğumunun gizli olması ve halktan uzak durmasında; Musa ile korku hâli ve gaybette yaşamasında; İsa ile halkın onun hakkındaki ihtilâfa düşmesinde; Eyyub ile belâdan sonra kurtuluşun yetişmesinde; Muhammed (s.a.a) ile de ilim kılıcıyla kıyam etmesinde benzerliği vardır." [7]
Kemal'üd-Din, s.322, bap 31, hadis 3

Peygamberlerin hayatlarında görülen örnekler gibi Mehdinin de hayatında çeşitli zorluklar olacaktır. Hz. Mehdinin muhtelif gaybetleri olacaktır. Bu gaybetler, hapis, sürgün, tutuklama ve gizlenme şeklinde olacaktır. Hz. Musa döneminde olduğu gibi her türlü bela, hapsedilme-tutuklanma tehdidi, suikast tehdidi gibi yüksek risk olan bir ortamda yaşayacaktır. Hz. Yusuf gibi hapsedilecektir. Peygamber Efendimiz (sav)'in küfredenlerle mücadelesi gibi Mehdi de küfredenlerin ideolojilerine karşı ilmi mücadele yürütecektir.



- 33 -


 Nu'mani: Süleyman b. Harun el-İcli rivayet ediyor. İmam Hüseyin'dan duydum buyurdu:
"BU EMRİN SAHİBİNİN (İMAM MEHDİ'NİN) KORUNAN BİR ASHABI VARDIR. İnsanların hepsi onu terketse bile, Allah bu ashabını ona gönderecektir, işte bunların haklarında Allah:
"Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer bunları tanımayıp-küfre sapıyorlarsa, andolsun, biz buna (karşı) inkâra sapmayan bir topluluğu vekil kılmışızdır." (6/89) ayetini nazil buyurmuş ve yine onlar hakkında: "Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) kendisinin onları sevdiği, onların da kendisine sevdiği mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda cihad eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir." (5/54) buyurmuştur.

 

Geleceği birçok rivayetle müjdelenmiş olmasına rağmen Hz Mehdi'nin gelişine inanmayacak ve ona karşı mücadele edecek bir çok kişi olacaktır. Ancak Hz. Mehdi'nin, Allah'ın koruması altında olan ve kendisine çok sadık bir cemaati bulunacaktır. Ahir zamanda küfre karşı yapacağı ilmi mücadelede de Hz. Mehdi'ye bu cemaati yardımcı olacaktır.

HZ. MEHDİ'NİN TALEBELERİNİN BAZI ÖZELLİKLERİ:

ALLAH'IN HAS KULLARIDIR.
(Kıyamet Alametleri)

Onların kalbleri demir gibidir ve onlar gündüz aslan gece de abiddirler.
(Kitab ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, 57)

Muhakkak ki onlar hidayet sancaklarıdır. 
(Ramuz el-Ehadis, 1/153)

Allah yolunda hiçbir  kınayanın kınamasından korkmayan seçkin müslümanlardır.
(Sünen-i Ibni Mace, 10/259)

(Mehdi'nin) dostları yiğit, şecaatli, salih, imanlı kişilerdir, ona itaatte gayretlidirler. Nereye ve hangi işe yönelseler mutlaka zafere ulaşırlar... (Bihar'ul-Envar, c.52, s.279 ve c.53, s.12 İkmal'ud- Din, c.2, s.367)

MEHDİ'NİN TALEBELERİ SAYICA AZ, ANCAK MANEN BİR ORDU KADAR KUVVETLİ OLACAKLARDIR


 Bu (Mehdi'nin) vazife(si)nin istinad ettiği (dayandığı) kuvvet ve manevi ordusu, yalnız ihlas ve sadakat ve tesanüd (dayanışma) sıfatlarına tam sahip olan bir kısım şakirdlerdir (öğrencilerdir). Ne kadar da az da olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar. (Emirdağ Lahikası, 259)

Bediüzaman Said Nursi, Mehdi'nin talebelerinin sayılarının az olacağını ancak bu kişilerin her birinin manen çok güçlü olacaklarını belirtmiştir. Peygamberimiz (sav) de hadislerinde Mehdi cemaatinin bu önemli özelliğini şöyle haber vermiştir:


Sayıları Bedir Ashabı (313) kadardır. Evvelkiler onları geçmediği gibi, sonrakiler de onlara yetişemezler. Onların sayıları Talud ile nehri geçenler kadardır. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-i Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57)

Bedir savaşındaki askerler gibi 313 kişinin kumandasını elinde tutarak etrafa meydan okuyacak. Çünkü bu 313 kişi gece abid (çok ibadet eden kimse) gündüz kahraman niteliğini taşımaktadırlar. (Kıyamet Alametleri, s. 169)

Aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişilik bir grup oluştururlar. Onlar her zalime galip gelirler. Onların kalpleri demir gibidir ve onlar gündüz arslan, gece de abiddirler. Ne evvelkiler, ne de sonrakiler fedakarlıkta onlara yetişemez. (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57-68)

Hz. Mehdi'ye aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişi biat edecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 25)

 

 

Hadislerde Mehdi'nin talebeleri "onların kalpleri demir gibidir ve onlar gündüz aslan gece abid (kul, köle gibi ibadet eden kimseler) gibidirlerler", "kahraman niteliği taşımaktadırlar" ve "onlar her zalime galip gelirler" sözleriyle tanımlanmışlardır. Bu durum, onların Allah (cc)'a çok bağlı, samimi iman sahibi kimseler olmalarından kaynaklanmaktadır. BU GÜÇLÜ İMANLARINDAN DOLAYI MEHDİ'YE DE SARSILMAZ BİR SADAKATLE BAĞLANMIŞLARDIR. BU KUVVETLİ İMAN VE SADAKAT DE ONLARI İNŞAALLAH "MANEN BİR ORDU KADAR KUVVETLİ" HALE GETİRMEKTEDİR.



- 34 -

MEHDİ DEVRİNDE İNTERNET, TELEVİZYON VE VİDEO FİLMLERİNE BAKAN RİVAYETLER


Şüphesiz ki Kaim (Hz. Mehdi) zamanında BİR MÜMİN DOĞUDA OLSA BATIDA OLAN KARDEŞİ KENDİSİNİ GÖRÜR. Hakeza, BATIDA OLSA DOĞUDA OLAN KARDEŞİNİ GÖRÜR. (Bihar'ul-Envar, c.52, s.391)

Hadiste, Mehdi'nin ortaya çıkacağı ahir zamanda, internette yayınlanan videolar ve görüntülere ve televizyon filmlerine işaret ediliyor.


İmam (a.s) dünyanın doğu ve batısını fethedip İslam'ı dünyanın dört bir yanına egemen kılacaktır... Allah Teala insanlara öyle bir güç verecek ki, HERKES OLDUĞU YERDE ONUN SÖZLERİNİ DUYACAK ve İmam (a.s) İslam'a hayat verecektir... (Bihar'ul-Envar, c.52, s.279 ve c.53, s.12 İkmal'ud- Din, c.2, s.367)



"... Ayrıca Doğu ile Batı arasındaki şeyler hakkındaki tüm sorulara cevap verir." (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 283)

Rivayette Hz. Mehdi'nin insanların Doğu (müslüman alemi) ve Batı (Hıristiyan alemi) hakkında merak edip kendisine yönelttiği tüm sorulara cevap vereceğini ve bunlara da insanların şahit olacağına işaret edilmektedir.

Ahir zamanda gelişen teknolojinin vesilesi ile internet ve televizyon aracılığı ile dünyanın her yerindeki insanlar Hz. Mehdi'nin açıklamalarına şahit olacaklardır. Kendisine merak edilen tüm sorular sorulacak, o da bunları cevaplayacaktır.



- 35 -


Cabir b. Yezid el-Co'fi, İmam Muhammed Bakır'dan rivayet ediyor:
"...Mehdi'nin Mehdi diye isimlendirilmesinin sebebi şudur ki; gizli bir işe doğru yönlendirilecek, Tevrat ve diğer Semavi kitapları Antakya'da bir mağaradan çıkartacak ve YAHUDİLER ARASINDA TEVRAT'LA HIRİSTİYANLAR ARASINDA İNCİL'LE HÜKMEDECEKTİR.

http://www.ahirzaman.net/mehdi_ahirzaman07.html#81



Harun b. Maruf; Zamra b. Rabia'dan, Abdullah b. Şevzeb'den rivayet ediyor:
"Kuşkusuz ki, Mehdi, Mehdi diye adlandırılmıştır. Çünkü O, Şam dağlarından bir dağa doğru hidayet olunur (yönlendirilir) "TEVRAT” KİTAPLARINI (CİLTLERİNİ) ORADAN ÇIKARTIR VE ONLARA DAYANARAK YAHUDİLERLE MUNAZARA EDER VE (SONUÇTA) BİR GRUP YAHUDİ O'NUN ELİYLE MÜSLÜMAN OLUR.

http://www.ahirzaman.net/mehdi_ahirzaman07.html#81



"Ona Mehdi denilmesinin nedeni, Şam'da bulunan dağlardan birine yönelmesidir. Oradan (GERÇEK) TEVRAT KİTAPLARINI ÇIKARACAK, YAHUDİLERE KARŞI DELİL GETİRECEKTİR." 
(Suyuti, el-Havi li'l Feteva, II. 81)



O'na Mehdi denmesinin sebebi şudur. O, Yahudilerin hac yaptığı Şam dağlarından bir dağın içindeki Tevrat'a dair kitapları çıkarır ve Yahudilerden bir cemaat O'nun eliyle Müslüman olur. (Ahir zaman Mehdisinin alametleri, Celaleddin Suyuti, sf. 77)


Hz. Mehdi zuhur ettiğinde Allah tarafından gönderildikten sonra bozulmaya uğratılmış olan muharref Tevrat'ın Kuran'a uygun olan aslını anlatacaktır. Böylece bir kısım Yahudiler müslüman olacaklardır.

Aynı şekilde Hıristiyanları da İncil'de Kuran'a uygun olan hükümlere çağıracaktır.



- 36 -


 "... Eleneceksiniz, tıpkı altının elendiği gibi. Ve tıpkı altın gibi ayıklanıp saf olacaksınız."
(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 236)

Ahir zamanda müslümanlar böyle imithanlarla seçkin hale geleceklerdir.



- 37 -


Sedir-i Seyrefi der ki: İmam Ebu Abdullah Cafer-i Sadık aleyhisselam'dan duydum ki: Şöyle buyurdu: "Bu işin sahibinde (Mehdi'de) Yusuf'a bir benzerlik vardır." Şöyle arzettim: Sen bize bir GAYBETİ (hapsi) veya hayreti bildiriyor gibisin.

Hz. Yusuf ilk olarak kuyuda hapsedilmiştir, ikinci olarak da zindanda hapsedilmiştir. Hz. Mehdi de Hz. Yusuf gibi hapsedilecektir. Rivayette ayrıca Hz. Mehdi zamanında nice hayret verici olaylar olacağına işaret edilmektedir.


"Onun zamanında büyük hadiseler vuku bulacak."
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)



"Onun zamanında nice hayret veren haller zuhur edecektir."
(Mektubat-ı Rabbani, 2/258)


- 38 -


Şeyh Tusi: Hüseyin b. Ali Hüseyin dedesi Ali b. Abi Talib (A)'ın söz konusu ayetin tefsirine dair şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: "Onlar Muhammed (sav) oğullarıdır, Allah, onlardan olan Mehdi'yi (uzun) çabalardan sonra görevlendirecek, onları aziz (saygın) ve düşmanlarını zelil kılacaktır (zillete düşürecek, alçak, hor ve aşağılık kılacaktır)."



Şeyh saduk: Hüseyin b. Halid rivayeti, İmam Rıza'ya: Ey Resulullah'ın oğlu! Siz Ehl-i Beyt'ten olan Kaim kimdir? Diye soruldu, buyurdu ki:

... Ortaya çıkmadan önce gaip olacaktır (hapsedilecektir) . Ortaya çıktığı zaman da yeryüzü onun nuru ile parlayacaktır. İnsanlar arasında adalet terazisi kurulacak kimse kimseye zulmetmeyecektir...."



Fazl b. Şazan: Abdullah b. Sinan rivayet ediyor, İmam Cafer Sadık buyurdu:

"Yataklarından (evlerinden) kaybolanlar üçyüzonüç kişidir, Bedir ehlinin (Bedir savaşına katılan müslümanların) sayısı kadardır... onlar Kaim Mehdi'nin sahabeleridirler."

Rivayetten Hz. Mehdi'nin talebelerinin de Hz. Mehdi gibi zaman zaman hapsedilecekleri anlaşılmaktadır. Hatta gece yarısı, uyku vaktinde yataklarından kaldırılarak gözaltına alınacakları ve hapsedileceklerine hadis işaret etmektedir.


- 39 -


... Allah onunla bütün zorlukları kolaylaştırır, bütün sertlikleri yumuşatır. Onunla yerin hazinelerini ortaya çıkartır, onunla bütün uzaklıkları yakınlaştırır, inatçı bütün zalimleri onunla ortadan kaldırır, TÜM KÖTÜ ŞEYTANLARI ONUN ELİYLE YOK EDER...


Hz. Mehdi zuhur ettiği vakit, tüm dinsiz ideolojilere, ateizme, materyalizme ve Darwinizm'e karşı ilmi bir mücadele yürütecek ve insanlığı yüzyıllar boyu felakete sürükleyen bu ideolojilerin ortadan kalkmasına vesile olacaktır.


- 40 -


Haris bin Muğayre-i Nasri der ki: İmam Ebu Abdullah aleyhisselam'a şöyle arzettim: "Biz şöyle bir rivayet biliyoruz ki, "bu (imametin) sahibi birgün gayba çekilecek". Böyle olursa ne yapmalıyız? Buyurdu ki: "ELİNİZDEKİ İLK HADİSLERE SARILIR, ONLAR SİZE AÇIKLAYACAKTIR."


Bu rivayetten, ahir zamanda Mehdi devrinin, Mehdi'nin gaybet döneminin, Mehdi'nin vazifelerinin; Mehdi'yi nasıl tanıyacağımızın ve o devirde nasıl davranılması gerektiğinin tüm detaylarının hadislerde çok açık anlatıldığı anlaşılmaktadır.


- 41 -


Hişam bin Salim der ki: İmam Caferi Sadık Aleyhisselam şöyle buyurdu: "Hz. Mehdi'nin zuhuruna kadar halkın her sınıfı halka hüküm sürecek. Öyle ki artık hiç kimse "Eğer biz hükümet etseydik adaleti uygulardık" diyemeyecek. Daha sonra Kaim Aleyhisselam hak ve adaletle kıyam edecek." (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 320)


Hz. Mehdi zuhur etmeden evvel bütün sistemler ve fikirler denenecek. Hiçbir dünyevi fikir ve ideoloji barınamayacak ve Hz. Mehdi dışında hiçbir çözüm kalmayacak.