"MÜTEVATİR HABER": Duyularla hissedilen bir
şey hakkında yalan üzere ittifak etmeleri aklen mümkün olmayan
bir kalabalığın verdikleri bir haber olup bizzat (yakini) ilim
ifade eder. Böyle bir haber kat'i olarak sahih olup akideye
taalluk eden meselelerde onunla amel vaciptir. (Mahmud Ebu Reyye,
"Muhammedi Sünnetin Aydınlatılması", s. 300)
"MÜTEVATİR HADİS": Yalan üzerinde
birleşmeleri adeten mümkün olmayan raviler topluluğunun ("cemm-i
ğafir"), her nesilde, kendileri gibi bir topluluktan alıp
naklettiği, işitme veya görmeye ("mahsûsat") dayanan
hadistir. Kesin bilgi ifade eder, amel vaciptir, reddi küfrü
gerektirir, tetkik ve tenkid dışıdır.
Lafzen Mütevatir: Bütün rivayetlerinde lafızları
aynı olan hadistir ki "yok denecek kadar" azdır. "Men
kezebe aleyye..." misalidir. Kayıt konmadan "mütevatir
hadis" denince "lafzen mütevatir" anlaşılır.
Manen Mütevatir: Aralarında ortak bir nokta
bulunan değişik lafızlı hükümlerin, tevatür şartlarını taşıyan
râvîlerce rivayet edilmesiyle ortaya çıkan "ortak manaya"
denir. Mesela, 100 kadar değişik lafızlı hadisten çıkan bir
mütevatir mana Resûlullah Aleyhissalatü ves`selâm`ın "ellerini
kaldırarak dua ettiğidir." (İsmail Lütfi Çakan, "Hadis
Usulü", İFAV, İstanbul 1993, s. 105-150)